Temmuz Favorilerim ♥

by - Ağustos 13, 2018



Temmuz ayında okuduğum kitaplardan, izlediğim film ve dizilerden bir derleme yaptım ve beğendiklerimi Temmuz Favorilerim başlığı altında toparladım. Okuyacak kitap, izleyecek film/dizi arayışında olanlar, okumaya devam edin!


Kitap: Trendeki Kız


Trendeki Kız kitabından Emily Blunt'ın başrolünde oynadığı uyarlama filmi olan The Girl On A Train filmiyle haberdar olmuştum. Kitap 3 kadın karakterin ağzından olayların anlatıldığı bölümlerden oluşuyor. Ana karakterimiz Rachel, kocası onu aldattığı için boşanmış ama onu hala seven, alkol problemleri olan bir genç kadın. Her gün trenle işe gidip gelirken kocasının şimdi yeni eşiyle yaşadığı eski evinin önünden geçiyor. Rachel'ın asıl ilgisini çeken şey ise eski evinin çok yakınındaki bir evde yaşayan genç çift. Çift ona kocasıyla eski mutlu günlerini anımsattığından çiftle arasında bir bağ kuruyor, her gün trenden onları izliyor, hatta onlara Jason ve Jess olarak isim takıyor, hayaller kuruyor. Bir gün Jess'i evde başka bir adamla görünce büyük bir hayal kırıklığı yaşıyor. Ertesi gün haberlerde Jess'in ortadan kaybolduğunu gördüğünde ise gerçeği ortaya çıkarmak için çiftin hayatına dahil olmaya karar veriyor.

Kitabı 5 günde bitirdim, gerçekten sürükleyici ve akıcı bir kitap. Katil konusunda kitabın sonuna kadar çok fazla ipucu verilmemişti. Kitapta az sayıda karakter olduğundan katil beni çok şaşırtmadı ancak o ortaya çıkma kısmındaki detaylar, Rachel'ın fark ettiği gerçekler beni şaşırttı diyebilirim.

Kitaptan sonra filmini izlediğimde film genellikle beni tatmin etmez. Bunda da aynı durum oldu. Film çok hızlı ilerledi, final kısmını sevmedim, olaylar yüzeysel kaldı. Tek beğendiğim kısım Emily Blunt Rachel rolüne çok yakışmış. Ben önce filmi izleyip sonra kitabı okumayı daha çok seviyorum ama bunda önce kitabı okumanızı tavsiye ederim.


Film: I Origins


Geçen ay baya güzel filmler izledim ve bu yazıda bahsetmek için The Danish Girl ile I Origins arasında kaldım ama bu filmi seçtim. Belki önümüzdeki ay The Danish Girl'den bahsederim, onu da izlemenizi tavsiye ederim.

"Bu gezegende yaşayan her insanın, kendisine özgü eşsiz bir çift gözü vardır." 

İki bilim insanı olan Ian ve asistanı Karen laboratuvarda göz üzerine kök hücre çalışmaları yapmaktadırlar. Karen Ian'a karşı bir şeyler hissediyor olsa da Ian, ilk karşılaştıkları gün sadece gözlerini görüp aşık olduğu ve tesadüfler sonucu yollarının kesiştiği Sofi ile birliktedir. Çocuksu bir ruha sahip Sofi Ian'ın aksine koyu bir inanca sahiptir ve Ian'ın yaptığı deneyleri boşuna bir çaba olarak yorumlamaktadır. 

Evlendikleri gün Ian'ın yaptığı keşif ve aynı gün yaşanan olaylarla film hem bilimsel hem de felsefik yönde bizi derin düşünceler içerisine sokuyor. Filmin anlatım tarzı ve konusu, filmin başından itibaren beni kendisine bağladı. Sofi ile Ian arasında geçen diyaloglar, reenkarnasyonu bilimsel bir bakış açısıyla ele alışı çok ilgimi çekti. Özellikle asansör sahnesi beni çok etkiledi ve her asansöre bindiğimde o sahneyi düşünmeden edemiyorum. Fazla şey söylemeyeyim ama izleyip o sahneyi anlayanlar aşağıya yazın :(


Dizi: The Good Place


Aslında The Good Place'i taa mayıs ayında bitirmiştim ama ilk favoriler yazımda bahsetmeden geçmek istemedim. The Good Place'de tanıdık yüzler olarak Eleanor rolünde Kristen Bell ve Michael rolünde Ted Danson oynuyor.

Dizimiz Eleanor'un gözlerini açıp kendini bir bekleme odasında bulmasıyla başlıyor. Onu karşılayan İyi Yer'in mimarı Michael, Eleanor'a öldüğünü ve dünyada yaptığı iyi şeylerin sonucunda İyi Yer'e gitmeye hak kazandığını söylüyor. İyi Yer rengarenk bir mahalle, herkes dünyadaki karakterine uygun bir evde oturuyor; kimileri modern ama ufak bir evde, kimileri devasa gösterişli bir villada. Herkesin bir ruh eşi var; Eleanor'unki ise ölmeden önce dünyada Etik Profesörü olan Chidi. Komşuları ise Pakistan asıllı İngiliz sosyetesinden Tahani ve ruh eşi Tayvanlı Keşiş Jianyu. Her şey mükemmel gözüküyor ancak ortada bir sorun var; Eleanor Michael'ın bahsettiği gibi dünyada şahane işler yapan bir kadın değil. Dünyada berbat bir hayatı olan Eleanor, yanlışlıkla İyi Yer'e düşmüştür ve anlaşılıp Kötü Yer'e gönderilmemesi için Chidi'nin de yardımıyla iyi bir insan olma çalışmalarına başlıyor.

Dizi bilindik komedi dizilerinden çok farklı. Etik, ahlak felsefesi gibi konular sıkça geçiyor ve bizi sürekli düşünmeye itiyor. Eleanor'un geçmişi, böyle bir insan olmasına sebep olan ailesi, iyi bir insan olma çabaları ve katettiği yol gerçekten Kötü Yer'e ait olup olmadığını sorgulatıyor. Yan karakterler çok başarılı. Özellikle 1. sezon finalindeki ters köşe ise izlediğim en iyi plot twistlerdendi. Çok ama çok şaşırttı ve 2. sezonda dizi bambaşka bir hal aldı. İzlemeyenler için kesinlikle önerebileceğim dizilerden!

Daha önce kitapları, filmleri ayrı ayrı post olarak paylaşıyordum ama bol film izleyen biri olarak hepsini ayrı ayrı yazmak biraz yorucu geliyordu. Böylelikle her ay en beğendiklerimi sizlerle paylaşmış olacağım. Umarım sevmişsinizdir :) Sonraki yazımda görüşmek üzere!

You May Also Like

8 yorum

  1. Ne güzel bir favoriler yazısı olmuş ♥
    Trendeki Kız'ın kitabını ne yazık ki okuyamadım ancak filmini heyecanla izlemiştim ve ana karakter için içim parçalanmıştı. The Good Place'i ise çook severek izledim ben de, umarım 3. sezonu da biran önce çıkar ve bu absürd komediyi yine keyifle izleriz:)

    Sevgiler♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiim ♥ Filmi kötü değildi aslında ama kitabı okuduktan sonra ister istemez hızlı geçiştirilmiş gibi geldi bana :)) Ben de The Good Place'i heyecanla bekliyorum ^_^

      Sil
  2. Enn sevdigim yazılar favoriler yazısı:)

    YanıtlaSil
  3. i want to see Good Place:) follow:) hope U follow back:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. You should see, I hope that you love it!
      I'm going to follow right now ^_^

      Sil
  4. ı orıgıns cok merak ettım sımdı umarım heyecanlıdır bakacagım tesekkurler onerıler ıcın :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben ilgiyle izlemiştim, tavsiye ederim kesinlikle ^_^

      Sil