Kitap Önerisi: Sabırsız Yürek

by - Ekim 20, 2018


Stefan Zweig, kitaplarını okumayı çok isteyip bir türlü sıra gelmeyen bir yazardı. Blogger arkadaşım Kübra'nın (takip etmiyorsanız Küb On The Blog 'u mutlaka takibe alın derim, ben yazılarını çok keyifle okuyorum) pek sevdiğim favoriler yazılarında sık sık Stefan Zweig kitaplarını görünce daha fazla beklemeyip, konusuyla ilgimi daha çok çeken Sabırsız Yürek (Acımak) isimli kitabını sipariş ettim. Bu kitap sanıyorum Stefan Zweig kitapları arasında en uzun olanı (460 sayfa).

Kitap, ana karakter olan Avusturya'lı genç teğmen Hoffmiller'ın ağzından anlatılıyor. Şehrin en zengini Kekesfalva'ların evinde verilen bir davette, Kekesfalva'nın felçli kızı Edith ile tanışan Hoffmiller, Edith'in sakatlığını fark etmeden istemeyerek bir gaf yapıyor. Daha sonra derin bir üzüntü içerisinde kendini affettirmek için her gün Kekesfalva'ların evine ziyarete gidiyor. Edith'le kurduğu arkadaşlıkla beraber Hoffmiller'ı ele geçiren acıma duygusu, ona istemediği şeyler yaptırmaya ve hem kendisinin hem de bu insanların hayatında içinden çıkılmaz durumlara yol açıyor.

Kitap acıma duygusu üzerinden derin psikolojik tahliller sunsa da kitabın dili oldukça sade. Stefan Zweig'in sakin anlatımını çok sevdim. Kitapta bir insanı ele geçiren, başlarda oldukça zararsız ve masum görünen acıma duygusunun; sınırları aştıkça yol açtığı çaresizlikler, kişinin kendisine ve başkalarına verdiği zarar, vicdani yükü çok çok güzel anlatılmış. Kitabı okurken aklıma sık sık "Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir." sözü geldi, gerçekten kitabı çok güzel anlatıyor.

Stefan Zweig, 1942 yılında 2. Dünya Savaşı'nın ağır psikolojisine dayanamayarak eşiyle birlikte intihar etmiş. Kitabın bazı sayfalarında bunun izlerini görmek beni üzdü :(

Herkesin hem etkileneceğini, hem de dersler çıkaracağını düşündüğüm Sabırsız Yürek kitabından altını çizdiğim cümleleri paylaşarak yazımı bitiriyorum:

"Gerçek bir beraberliğin bir elektrik şalteri gibi istenildiğinde açılıp kapanamayacağını, başka birinin kaderinde rol oynamanın kendi özgürlüğünden de fedakarlık etmek anlamına geldiğini anlamaya başlıyordum."

"Acımak - güzel bir duygu! Ama iki tür acıma duygusu vardır. Birincisi, duygusal ve zayıf olanı, başka birinin yaşadığı felaketlerden kaynaklanan acı ve hüzünden olabildiğince çabuk kurtulmak için çırpınan yüreğin sabırsızlığıdır. Bu acıma duygusu, aynı acıyı hissetmekten çok, başkasının acısına karşı kendi ruhumuzun içgüdüsel bir savunmasıdır. Diğer tek gerçek acıma duygusu ise, duygusal olmayan, ama yaratıcı olan, ne istediğini bilen; sabırla gücü yettiğince, hatta gücünün bile ötesinde katlanmaya ve dayanmaya kararlı olunan acıma duygusudur."

"Yaşamımda ilk kez, yeryüzündeki en büyük kötülüklerin kaynağının vahşet ve kötü niyet değil, kişilerin yenemedikleri zayıflıkları olduğunu anlıyordum."

"Vicdan anımsadıkça, hiçbir suç unutulmaz!"


You May Also Like

4 yorum

  1. Fulya'cığım♥

    Yazılarımın yalnızca okunması bile tek başına beni çok mutlu etmeye yetiyorken bir de önerimin deneyimlenip sevilmesi beni mutluluktan uçurdu gerçekten. Bu yazını okumak beni nasıl mutlu etti anlatamam.

    Stefan Zweig'in naifliği ve insani duyguları betimleme yeteneği beni hep çok etkiledi, senin de aynı noktalara değinmiş olman bir kez daha gösterdi ki benzer zevklere sahip olduğumuz kadar benzer noktalara da dikkat ediyormuşuz :) Bu kitap da kütüphanemde mevcut ancak diğerlerinden henüz buna vakit bulamamıştım, yorumların ile iyice dikkatimi çekti, hemen elimdekini bitirip buna geçmek için sabırsızlanıyorum.

    Yazında benden de bahsettiğin, nazik yorumların ve inceliğin için çok, çok teşekkür ederim. Günümü güzelleştirdin.

    Çok öpüyorum, çook sevgiler♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kübra'cım, dolu dolu yazılarınla bize böyle güzel önerilerde bulunduğun için asıl ben teşekkür ederim ♥ Zevklerimiz benzer olduğundan sayende birçok güzel ürünle tanışıyorum, güzel bilgiler ediniyorum; Stefan Zweig de içlerinde en değerlilerinden oldu. İyi ki yazılarında yer vermişsin ^_^ Senin de bu kitabı çok seveceğinden eminim, ben de diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum ^_^ Çok öpüyorum ben de ♥

      Sil
  2. Kübra'nın yazıları hepimizi etkiliyor demek ki :) Ben şimdi Harry Potter batağına düştüğüm için başka bir kitaba odaklanamıyorum ama Zweig iyice ilgimi çekmeye başladı. Olmadı, Çınar'ın kitabımızı (ortak okuyoruz da) okuldan getirmeyi unuttuğu günler için alıp baş ucuma koyayım... sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önce filmleriyle tanıştığımdan Harry Potter kitaplarını hiç okumadım ama filmleri bu kadar güzelse kitapları şahanedir tahmin ediyorum ^_^ Ben Stefan Zweig ile bu kitapla tanışmış oldum ve çok sevdim Başak Hanım'cım, umarım siz de seversiniz ^_^ Çok sevgiler ♥

      Sil